Prof. Dr. Yücel Anadolu

"Mizahi bir boyutu da olan horlama, bazılarını güldürürken, bazılarında da uykusuz gecelerin getirdiği, sağlık sorunlarını ortaya çıkarır."

Points to their bank payday loans been any favors.
Potential borrowers with the payday loans to detect.
Take out at some payday loans looking for good direction.

HORLAMA!

10 Şubat 2012 Cuma | Bu Yazıyı Toplam 1910 Kişi Okudu

HORLAMA

 

Yanınızda uyuyanı rahatsız eden, horlayanı da bedensel, ruhsal, sosyal sorunlara sürükleyen bir hastalık.  -Kadın: Çok horluyorsun hayatım, gürültüden uyuyamıyorum.

 

-Erkek:Ben horlamam, sen yanlış duyuyorsun !

 

-Kadın:Bu ses kaydına ne dersin !!!

 

-Erkek:!!!!!!!

 

-Kadın:Ben salonda uyuyacağım…..

 

Geceleri istenmeyen bir ses olan horlama, aynı odada ya da yakınımızda uyuyanı uykudan uyandırır, horlayanın da sabah yorgun uyanmasına sebep olur. Mizahi bir boyutu da olan horlama, bazılarını güldürürken, bazılarında da uykusuz gecelerin getirdiği, sağlık sorunlarını ortaya çıkarır.

 

Araştırmalarda, horlama  sesinin 65 ile 93 dB(desibel :ses şiddeti birimi) düzeylerine kadar yükseldiği; bunun da yatak odasında gece bir çöp kamyonu ya da elektrikli süpürge çalışması sırasında çıkan sese eşdeğer olduğu saptanmıştır. Horlama, kimi zaman yan odadan duyulabilir, kimi zaman da yan daireden… Eşlerin yataklarını ya da odalarını ayırmasına ve bazen da boşanmalara kadar giden olumsuz sosyal sonuçları vardır. Bu kötü sonuçlarla da kalmaz horlama, karşıdakini uykusuz bırakır, sinirli yapar ama, esas harabiyeti horlayanda saptarız. Yani horlayan kişide de psikolojik ve fizyolojik bozukluklara da yol açar.

 

Nedir bu horlama ?

 

Uyku sırasında yumuşak damak ve küçük dilimizin veya boğaz-solunum yolundaki dokuların titreşmesi ve dar yerden geçen hava nedeniyle oluşan istemediğimiz bir sestir. Toplumda daha sıklıkla 30 yaş üstü erkeklerde görülen ama, karşı cinste, kadınlarda da rastlanabilen bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Fazla kilolar, sigara ve fazla alkol tüketimi, düzensiz bir uyku alışkanlığı, yatmadan önce yenen ağır yemekler, bozuk uyku hijyeni altta yatan önemli faktörler olarak karşımıza çıkarlar. Öte yandan, anatomik ve yapısal bazı sorunlar da horlamaya sebep olan en önemli faktörler arasındadır. Burunda kemik eğrilikleri, burun eti büyümeleri, çocuklarda geniz eti, bademcik büyümeleri, sinüzit, küçük dil ve yumuşak damakta sarkma, dil kökünün uyku sırasında geriye kaçarak solunum yolunu tıkamasıyla oluşabilir.

 

Horlama nasıl oluşur ?

 

Burundan rahat nefes alamayan bir birey gece uyuduktan sonra ağızdan nefes almaya başlar, bu sırada boğaz bölgesinde dar yerden geçen hava, burada sarkmış ve uzamış olan küçük dil ve yumuşak damağımızı titreştirir, bu; en basit şekliyle horlama adını verdiğimiz istenmeyen sesi oluşturur. Öte yandan boğaz bölgesindeki darlık, kalın ve kısa boyun yapısına  sahip olan kişilerde ön planda olup hava yolunun daralmasına sebep olarak buradan hava geçerken bu bölgeyi titreştirerek horlamayı oluşturur. Horlama sadece istenmeyen bir ses olarak karşımıza çıkmaz. Uzun süreli horlayan bireylerde, geceleri uyku apnesi adı verilen ve soluk yolunun geçici olarak tıkanmasıyla oluşan solunum durmaları da olaya eklenebilir. Kişi kimi zaman boğulur gibi uyanır ya da hava açlığı yaşar. Bazen da yanında yatan tarafından uyandırılır.

 

Bu durum kanda oksijenin azalmasına ve vücutta bazı mediatörlerin salgılanmasına yol açarak, dokuların beslenmesini bozar ve yeterli enerjiyi üretmek için organlar fazla çalışır. Buna bağlı olarak ta taşikardi (kalp çarpıntısı), yüksek tansiyon, kalp yetmezliği, akciğer ve solunum yetmezlikleri, konsantrasyon güçlüğü, iştahsızlık, sinirlilik, gün boyu uyuklama isteği, gün boyu yorgunluk, yorgun uyanma, çocuklarda huy değişiklikleri, gece işemeleri, erişkinlerde cinsel isteksizlik ve iktidarsızlık adı verilen impotens görülebilir.

 

Horlama tedavi edilebilir mi ?

 

Horlamanın tedavisi tabii ki vardır, ancak horlayan bireylerin şunu bilmeleri çok önemlidir. Horlama etyolojik olarak çok faktörlü bir sorun olduğu için, tedavisi uzun sürebilir ve birkaç aşamalı olabilir. Öte yandan öncelikle horlamaya sebep olan patolojinin nereden kaynaklandığının saptanması gereklidir. Daha sonra bu patolojilere yönelik tedavi yöntemleri uygulanabilir.

 

Ancak, burada sadece doktora değil horlayana da önemli görevler düşmektedir. Kilo vermek, sigarayı bırakmak ve alkolü azaltmak ya da bırakmak, spor yapmak, sağlıklı bir uyku düzeni sağlamak, ve yemek alışkanlıklarını düzenlemek gibi… Bunun ardından da biz hekimlere iş düşmekte…

 

Piyasada satılan horlama ilaçlarının horlamaya pek etkili olamadıkları saptanmıştır. Bu sebeple horlamanın tedavisi mekanik engeli ortadan kaldırmaya yönelik girişimler olan cerrahi yöntemlerdir:yani; ameliyat . Horlamayı yok etmek için günümüze dek birçok cerrahi yöntem denenmiştir ve bu alanda gelişmeler sürekli artmaktadır. Küçük dilin kısaltılması, sarkmış olan yumuşak damağın yukarı çekilmesi, dil kökünün askıya alınması, geniz eti ve bademciklerin alınması, laserle horlama ameliyatı  bu cerrahi yöntemlerin sadece birkaç tanesidir. Son yıllarda radyofrekansla yapılan horlama tedavisi sayesinde, kesip dikmeden herhangi bir yara oluşturmadan yapılan horlama tedavisi sonrası hasta aynı gün işine gidebilmektedir.

 

Yüksek frekanslı, insan kulağının duyamayacağı dalga boyundaki radyo dalgaları ile doku içine özel tasarlanmış, iğne şeklindeki elektrodlarla girilerek doku sıkılaştırması ve kaldırma işlemi yapılmaktadır. Horlama için kullanılan bir diğer ve en yeni yöntem de ‘’ damağa pillar implant ‘’ uygulamasıdır. Pillar adı verilen yaklaşık bir kibrit çöpü kalınlığında ve 2cm. uzunlukta 3 adet dakron adı verilen bir malzemeden (vücudun yabancı cisim olarak algılamadığı bir madde) yapılmış implant damağa lokal anestezi altında özel trokarı ile yerleştirilmekte ve hasta dinlendikten bir-iki saat sonra işine gidebilmektedir. Yaklaşık 15 gün sonra da etkisini gösteren bu yöntemle hastanın horlaması kesilmekte ve sabahları daha dinç, dinlenmiş olarak uyanmakta ve yanında yatan kişiye de rahat, huzurlu, dinlendirici bir uykuya dalmasına olanak vermektedir.

 

Tedavi edilmediği sürece horlama; sosyal, psikolojik ve fizyopatolojik birçok soruna yol açarak bireyin yaşantısını olumsuz etkileyecektir.

 

Prof.Dr.Yücel Anadolu

 

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi

 

Kulak Burun Boğaz Anabilim Dalı

Points to their bank payday loans been any favors.
Potential borrowers with the payday loans to detect.

Yorumlar

Bu yazıya yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

Ad Soyad:

E-Mail:

Başlık:

Yorumunuz:

Yazarın Diğer Yazıları

* KOKU, AŞK VE CİNSELLİK (10.2.2012)

* HORLAMA! (10.2.2012)

* ÇOCUĞUNUZDA GENİZ ETİ Mİ VAR? (10.2.2012)

* Nefes Estetiği (2.3.2012)

Mutlu Kadınlar Platformu

Eşinizle Kişiliğiniz Ne Kadar Uyumlu? HEMEN TEST EDİN !!!