Editör Merve Öz

Points to their bank payday loans been any favors.
Potential borrowers with the payday loans to detect.
Take out at some payday loans looking for good direction.

Küçük Hesaplar

11 Mayıs 2012 Cuma | Bu Yazıyı Toplam 2547 Kişi Okudu

Nereden aklıma geldi bilmiyorum, bütün gün yolculuk yapınca insan açılıyor, normalde dışarıya çıkmaya vakti olmayan minik minik içsel konuşma balonları ve imgeler patır patır dışarı fırlayıveriyorlar. Ben de bir gün içinde gerek gökyüzünden gerek yer yüzünden yurdum yollarına bakarken kendimi çıkmak için aklımın bir kenarında sıkışmış kalmış düşünce bombardımanlarına uğrarken buldum.

Gözlerimin önünden gelip geçen onlarca yüz, ses, yer, yazı arasında diğerlerini yenen ve aklıma takılan görüntü, hava limanında önümüzde yürüyen ve Havaş'a mı binmeliler yoksa taksiye mi binsinler 10 Lira mı fark eder, fark eder mi, etse ne olur etmese ne olur? şeklinde kafa kafaya vermiş tartışan ve birbirlerine kendi fikirinin daha mantıklı olduğunu kanıtlamaya çalışan üç iş adamının adımları ve konuşmalarıydı.

Kendilerini yaptıkları bu konuşmanın hararetine kaptırmış, ceplerinde kalacak 5 Lira ile süper bir plan yapmış olup hem de kazançlı çıkmanın haklı gururunu yaşamak için birbirleriyle yarışan bu üç iş adamından hangisi, süper yaratıcı fikri ile ötekileri yendi bilemiyorum. Taksi mi Havaş mı kazandı, diğerleri ötekinin bu liderlik mücadelesindeki otoritesine uyum mu sağladı, yoksa o adamdan ayrılınca, kendi aralarında “Ben sana dedim. Bu Ahmet böyle cimri pimpirikli, binecektik taksiye.. ne uzattı ama...” gibi Ahmet'i kötülediler mi onu da bilmiyorum. Yalnızca şundan eminim ki, bu küçük savaşta planı yapmış ve uygulatmış olan önündeki birkaç saat için oldukça tatmin oldu.

Daha sonra ise ister istemez, buna benzer tanık olduğum onlarca olay zihnimi ele geçirdi. Banka sırasındayken birbirlerinin kılığına kıyafetine bakıp ötekinden bir adım önde durmaya özen gösteren   hafif toplu kadın ve aşağılayıcı bakışları. Ya da arkadaşlarından birinin garson olduğu cafeye arkadaşlarını zorla oraya sürükleyip, “Oğlum Sülo, nerde kaldı çaylarımız yaa” diye bir gün önce beraber tavla oynadığı Sülo ile arkadaşlarına şov yapan 40 küsür yaşındaki adam. Alışverişe çıkmış ve bir türlü kıyafet seçemeyen zavallı arkadaşına en çirkin ve uyumsuz elbiseyi zorla aldırmaya çalışıp hem de 3 lira kar edeceğine ikna etmeye çalışan sinirli ve gergin genç kız. Ya da sevgilisinin Facebook hesabını nasıl sivri zekalıklarla ele geçirdiğini anlatıp, başka bir kızmış gibi hesap açıp erkek arkadaşını nasıl kandırdığını, gözlerinden ateşler çıkarak anlatan bir başka genç kadın. Bulunduğu ortamlarda sadece ve sadece kendinden bahseden ve karşındakini hiç dinlemeyen orta yaşlı kadınlar...

Tüm bunlar ilk bakışta birbirinden kopuk detaylar gibi görünse de, aslında hepsinin içinde “BEN” çığlığını duymak mümkün. Bence hepsi aynı olay bunların. Kişisel memnuniyetsizlikler ve başarısızlıkların verdiği bir, “gücümün yettiğine otorite kurayım da görsün gününü,” sendromu. Neden gününü görsün? Bankada bir an gördüğün kadın neden senden bir adım geride durmayı hak ediyor? Dikkat ederseniz, “Ne bakıyosun ulan?” vakaları ülkemizde meşhurdur. Başka da bir yerde olduğunu ben duymadım. “Niye kavga çıkardın abi?” “Bana bakıyordu”. Bir bakıştan bu kadar çok şey çıkarıp da bunu şahsiyetimize ve hayatımıza yapılmış bir hakaret ve tehdit olarak algılayan tek toplumuz sanırım.

Nereden nereye geldim. Evet, yolculuklar insana zincirleme düşünceler sunuyor, kendini kaptırdın mı çok farklı noktalara varabiliyorsun. O üç işadamını gözden yitirdikten sonra, yolda aklıma gelenlerin bir kaçı bunlar. Küçük hesaplar dedim kendi kendime. “Şimdi şuna biraz surat yapayım da otursun anlasın.” “Şimdi mesajına cevap vermeyim de kıvransın dursun olduğu yerde” “O kim ki, önüme geçiyor?” ve bunlar gibi yüzlerce, sonucunun sadece iç sıkıntısı ve zaman kaybı oluşturacak, ne seni ne de karşındakini geliştirmeyecek, bırak geliştirmeyi bence aklının sınırlarını daraltacak ve sadece bir anlık ego tatmini uğruna harcanan ufak ufak, küçük küçük planlar, hesaplar...

Sonra da, oturdum bunların nedenlerini düşündüm. O kendi kendine kapris yapıp kendini üstün zekalı sanan kızcağıza, içinde bulunduğu durumun aslında ne kadar gereksiz olduğunu nasıl anlatabileceğimi düşündüm. Tabii bunların sonu gelmedi. Yazsam da bitmez. Size tek önerim, bu tarz davranışlarla karşılaştığınızda, veya tanık olduğunuzda gözlem yapın, sahte egonun insanı nasıl ele geçirdiğinin canlı kanıtı. Ve kendi davranışlarınızı değerlendirin. Böylece bir dahaki sefer, sokakta yanınızdan geçerken göz göze geldiğiniz adam ya da kadına sinir olduğunuzda, durup “neden” diye kendinize sorabilirsiniz.

Points to their bank payday loans been any favors.
Potential borrowers with the payday loans to detect.
Take out at some payday loans looking for good direction.

Yorumlar

Bu yazıya yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

Ad Soyad:

E-Mail:

Başlık:

Yorumunuz:

Yazarın Diğer Yazıları

* SAHİLDE KAFKA (10.2.2012)

* ADAM (10.2.2012)

* ÇOK ÖZEL BİRİNE (SEN KENDİNİ BİLİYORSUN, LÜTFEN OKU) (10.2.2012)

* BEN, KADIN. (10.2.2012)

* TACİZ (10.2.2012)

* ERTELEMEK (10.2.2012)

* Suçlu Kim? (2.3.2012)

* Ne Kadını, Ne Günü?' (8.3.2012)

* Pardon Ben Öfke Kontrolsüzüm (20.4.2012)

* Küçük Hesaplar (11.5.2012)

Mutlu Kadınlar Platformu

Eşinizle Kişiliğiniz Ne Kadar Uyumlu? HEMEN TEST EDİN !!!