Prof. Dr. Murat Baş

"Eğer her geçen gün birçok kişiden zayıflamak için mucizeler duyuyorsanız, bu yazıyı okumanızda fayda olacaktır."

Points to their bank payday loans been any favors.
Potential borrowers with the payday loans to detect.
Take out at some payday loans looking for good direction.

MUCİZE DİYET EFSANELERİ

20 Şubat 2012 Pazartesi | Bu Yazıyı Toplam 2098 Kişi Okudu

Eğer her geçen gün birçok kişiden zayıflamak için mucizeler duyuyorsanız, bu yazıyı okumanızda fayda olacaktır. Her geçen gün hızlı bir şekilde artmaya devam eden obezite birçok kişide mucize yaklaşımlara olan inancı arttırmaktadır. Obezite sorunu, alınan enerjinin harcanandan fazla olmasıdır. Çok basit gibi görünse de, bu dengesizlik durumunun nedenleri karmaşıktır. Kişiden kişiye değişen, genetik kombinasyona bağımlı, çevresel ve psikolojik faktörler bu duruma katkıda bulunmaktadır.
Obezite tek başına bir sorun olmaktan ziyade; Tip-2 diyabet, yüksek kan basıncı, yüksek kolesterol, kalp hastalıkları, felç, uyku apnesi, safra kesesi ve karaciğer hastalıkları gibi birçok sağlık sorunu ile ilişkilidir. Obez erkeklerin, kolon, rektum ve prostat kanserlerinden ölme riski çok daha yüksektir. Benzer olarak, obez kadınların da, göğüs, uterus, yumurtalık ve serviks kanserlerinden ölme riskleri normal ağırlıktaki kadınlara göre yüksektir.
Çoğu kişinin yaşadığı asıl problem, kilo verme ile ilgili verilen bilgilerin hangilerine inanıp inanmayacağını bilmemeleridir. Aynı zamanda, çoğu kişi, herhangi bir beslenme uzmanından yardım almadan, kısa sürede ve zahmetsiz zayıflama tekniklerine ulaşmak için çaba sarfetmektedir.

Efsane 1
Düşük karbonhidratlı diyetler kilo vermede güvenli ve etkili bir yoldur.

Gerçek 1
Düşük karbonhidratlı diyetler zararlı olabilir. Dahası, düşük karbonhidratlı diyetlerin sağladığı kilo kaybı sadece karbonhidratlardaki azalmanın değil total kalorideki azalmanın sonucudur.

Son yıllarda, ciddi karbonhidrat kısıtlaması yapıp, alınan kalorinin çoğunu proteinler ve yağlardan sağlayan diyetler çok popüler hale gelmiştir. 2200 kalorilik tipik bir diyet günlük 300 gram karbonhidrat içermelidir. En iyi bilinen düşük karbonhidratlı diyetlerden biri olan Atkins diyetinde ise, diyetin ilk 2 haftası karbonhidrat alımı günlük 20 gram ile sınırlanır, daha sonra birey mevcut ağırlığını koruyabileceği kiloya eriştiği zamana kadar yavaş yavaş arttırılır. Diğer popüler düşük karbonhidrat diyetleri ise, Carbohydrate Addict’s diyeti, Protein Power ve South Beach diyetleridir.

Düşük karbonhidratlı diyetler vücutta metabolik olarak anormal miktarda keton üretiminin artması olan ketozis durumunu tetikler. Alınan karbonhidratlarda ciddi kısıtlama yapıldığı zaman vücut enerji kaynağı olarak depo yağını kullanmaya başlar. Depo yağının azalmasının kilo kaybından sorumlu olduğu bu diyetin savunucularının düşüncesidir.

Düşük karbonhidratlı diyet yapan bireyler ani ve önemli miktarda kilo kaybederler, fakat araştırmalar bu durumun düşük karbonhidrata bağlı olmadığını diğer popüler zayıflama diyetlerinde olduğu gibi vücut suyunun kaybına bağlı olduğunu desteklemektedir.

Çalışmalarda, düşük karbonhidratlı diyet yapanlarda, konstipasyon, diyare, baş dönmesi, baş ağrısı, uykusuzluk, mide bulantısı, yorgunluk ve susuzluk şikayetleri bildirilmiştir. Yapılan bir çalışmada, sadece 6 hafta düşük karbonhidratlı diyet yapmanın, böbreğe iletilen asit yükünü arttırdığı, böbrek taşı riskini arttırdığı ve kemik kayıpları riskini de arttırabileceği saptanmıştır. Keton üretimi, vücudun yüksek miktarda ürik asit üretmesine neden olur ki; ürik asit gut hastalığı ve böbrek taşları için risk faktörüdür.
Ek olarak, düşük karbonhidratlı diyetler, sebze, meyve, tam tahıl ve posadan fakir olduğu için nutrisyonel açıdan yetersizdir. Karbonhidrat yerine tüketilen besinlere göre değişmekte olup, bazı durumlarda düşük karbonhidratlı diyetler, tavsiye edilenin altında A, E, B6 vitaminleri, folat, tiamin, kalsiyum, magnezyum, demir, potasyum içermektedir. Ayrıca, yetersiz diyet posası konstipasyona neden olarak kolon kanseri riskini arttırmaktadır. Sonuç olarak, düşük karbonhidratlı diyetlerin uzun dönemde etkileri bilinmemektedir. Bu yüzden kilo vermek isteyenlere önerim şudur; hangi diyeti takip ettiğiniz değil, harcadığınız enerjiden daha az enerji almanız gerektiğidir.

Efsane 2
Az miktarda kilo kaybı sağlık için hiçbir yarar sağlamaz.

Gerçek 2
Hafif şişman ya da obez bireylerin ne kadar kilo kaybettiğinden bağımsız olarak daha aktif olarak daha sağlıklı olabileceğine dair güçlü kanıtlar vardır. Ayrıca, %5 gibi az miktarda bir kilo kaybı bile kardiyovasküler risk faktörleri, yaşam kalitesi ve obezite ile ilişkili risk faktörlerinde iyileşme sağlar.

Aktif olmak, hafif şişman ya da obez bireylerin ölüm riskini de azaltır. Obezite sorunu olanbir kişi 10 kilogram zayıfladığında; diyabetle ilişkili ölüm şansı %30-40, obezite ile ilişkili kanser türlerinden ölüm şansı %40-50 azalma gerçekleşir. Kalp ve damar sağlığı açısıdan bakıldığında; toplam kolesterolde %10, kötü kolesterol olan LDL kolesterolde %15, trigliseritlerde %30 azalma gözlenirken, iyi kolesterol olan HDL kolesterolde %8 artış sağlanır.  Yetişkinlere haftada5 gün, orta yoğunlukta 30 dakika fiziksel aktivite tavsiye edilmektedir. Sedanter bireyler fiziksel aktiviteye düşük miktarda ve yoğunlukta başlamalı gün geçtikçe arttırıp 30 dakika hedefine ulaşmalıdırlar. Fakat, günlük 30 dakikaya ve haftada 5 gün’e ulaşmasa bile yapılan herhangi küçük bir aktivitenin veya az miktarda kilo kaybının bile sağlığa olumlu etkileri olduğu unutulmamalıdır.  

Efsane 3
Aynı ağırlıkta kalmaktansa, sürekli diyet yapıp bırakmak daha iyidir.

Gerçek 3
Çoğu kişi için tekrarlanan ağırlık kaybı ve tekrar ağırlık kazanımı risklidir.

Sürekli diyet yapıp, daha sonra vazgeçmek, belirli sağlık sorunlarının en yakın 7 yıl içerisinde artmış bir risk olarak karşılarınıza çıkabileceği gerçeğini karşımıza çıkarır. Yapılan çalışmalar ağırlıktaki kısa süreli artma ve azalmaların, kan basıncını ve kolesterol seviyelerini arttırdığı yönündedir. Ayrıca bu durum,  gelecekte ağırlık kaybını zorlaştırmaktadır. Obez kişiler ağırlığın %10’unun, 6 ay veya daha uzun sürede kaybetmelidirler.

Efsane 4
Belirli besinler ağırlık kaybını hızlandırırken diğerleri zorlaştırabilir.

Gerçek 4
Hiçbir besin yoktur ki yağ yaksın veya ağırlık kaybetmek için bir besinden uzak durulsun.

Bazı insanlar greyfurt, kereviz, lahana çorbası gibi belirli yiyeceklerin ağırlık kaybını arttırdığına inanırlar. Ancak bu gerçek değildir. Kafein içeren yiyecek ve içecekler metabolizmayı hızlandırabilmektedir. Meyve, sebze, kurubaklagil ve tam tahıllı ürünler gibi posa değeri yüksek olan yiyecekler kişide tokluk hissi yaratarak ve dolayısıyla kişinin daha az kalori almasını sağlayarak kilo kaybetmesine yardımcı olmaktadır. Önemli olan

Yorumlar

Bu yazıya yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

Ad Soyad:

E-Mail:

Başlık:

Yorumunuz:

Yazarın Diğer Yazıları

* KIŞ AYLARINI SAĞLIKLI BİR BEDENLE KARŞILAYIN (10.2.2012)

* YEDİĞİNİZ PORSİYONLARI KÜÇÜLTMEK Mİ İSTİYORSUNUZ? (10.2.2012)

* MODA DİYETLERİN TEHLİKELİ YANLIŞLARI! (10.2.2012)

* DOĞRU PORSİYON BÜYÜKLÜKLERİ İÇİN 12 AKILCI YÖNTEM (10.2.2012)

* ŞİŞMANLIK TEDAVİSİNDEKİ EN BÜYÜK YANLIŞLIK! (10.2.2012)

* VÜCUDUNUZU GERİ KAZANIN! (10.2.2012)

* MUCİZE DİYET EFSANELERİ (20.2.2012)

* Menopoz Sonrası Kilo Alımı (29.2.2012)

* Neden Ailece Birlikte Yemek Yenilmeli? (5.3.2012)

* Glisemik İndeks Diyetite;c (17.3.2012)

* İyot Yersizliğinin Tehlikeleri Neler? (29.3.2012)

* Çocuğum Yemek Yemiyor! (27.4.2012)

Mutlu Kadınlar Platformu

Eşinizle Kişiliğiniz Ne Kadar Uyumlu? HEMEN TEST EDİN !!!