Alper Yusuf Köroğlu

"Ülkemizdeki okul öncesi eğitim kurumlarının başına 'ana' sözcüğü getirilmesinin sebebi hikmeti nedir acaba? Yani gerçektende 'anaokul' dendiğinde vurgulanmak istenen 'annenin verdiği eğitimi vermeye çalışan okul' ifadesi midir?"

Points to their bank payday loans been any favors.
Potential borrowers with the payday loans to detect.
Take out at some payday loans looking for good direction.

TAVUKLAR KENARA CİVCİVLERİ HOROZLAR EĞİTECEK

10 Şubat 2012 Cuma | Bu Yazıyı Toplam 2126 Kişi Okudu

TAVUKLAR KENARA CİVCİVLERİ HOROZLAR EĞİTECEK

 

Analar büyüttü, analar yürüttü ve babalar eğitiyor…

 

Bundan yıllar önceki bir diyalog:
- Delikanlı sen hangi bölümü kazanmıştın?
- Hocam ben okul öncesi öğretmenliğini kazandım. (“hocam” çünkü bu diyalog yıllardır öğretmenlik yapan biriyle yaşanıyor.)
- (Yüzde şaşkın bir ifade) Anaokulu yani?
- Tam olarak sayılmaz ama öyle de denebilir.
- (Yüzdeki şaşkın ifade iyice artar) Ya oraya erkekleri de mi alıyorlar?
- ??? 

Evet, yukarıdaki diyalog oldukça komik gelebilir. Belki siz de “hoca” ya hak verenlerdensinizdir. Çünkü bizim toplumumuzda öyle bir anlayış var ki anlayamadım gitti. “Anaokullarında erkekler öğretmenlik yapamaz ve yapmamalı!”. Peki ya neden, neden yapamaz veya neden yapmamalı? “Yapmamalı, çünkü adı üstünde ‘anaokulu’ annenin verdiği eğitimi verecek, erkek öğretmen bunu nasıl yapsın. Erkek, çocuk eğitiminden anlamaz. Erkeğin işi çocuk bakmak değil çalışıp evine ekmek getirmektir.” (Umarım sizde bu düşünceyi savunanlardan değilsinizdir.) Peki, o zaman soruyorum: “Erkek öğretmenlerin görev yapması içinde ‘baba okulları’ mı açılmalı?”

Ülkemizdeki okul öncesi eğitim kurumlarının başına “ana” sözcüğü getirilmesinin sebebi hikmeti nedir acaba? Yani gerçektende “anaokul” dendiğinde vurgulanmak istenen “annenin verdiği eğitimi vermeye çalışan okul” ifadesi midir? Çok merak ediyorum acaba kaç kişi bu kullanım şeklinin başka bir ifadesi olabilir mi acaba diye düşündü. Tamam, şu yadsınamaz bir gerçek: genel olarak kültürümüzde okul öncesi dönemdeki çocuklar anneleriyle beraberdirler. Peki, bu gerçeği gerçek yapan yine bizim yanlışlarımız değil midir? Neden babalar çocuk eğitimi konusunda pasif durumdadır?

Şimdi tüm bu soruların cevaplarını vermeye çalışalım.

Hep söyleriz ‘okul öncesi dönem, yani 0–6 yaş aralığı, bir insan için en önemli evredir, bu zaman aralığında insan kişiliği bir şekil kazanır ve bu dönemdeki eğitimde yapılan yanlışlıklar telafisi imkânsız denebilecek derece zor problemler doğurabilir’ diye. Yani demek istediğimiz bu dönem insan yaşamının temelini oluşturur ve bu dönemde verilen eğitim temel eğitimdir. İşte sözlüğü açıp baktığımızda görüyoruz ki “ana” sözcüğünün anlamlarından biri de “temel” dir. Yani “anaokul” derken aslında ifade edilmek istenen annenin verdiği eğitimi veren okul değil insan için temel olan eğitimin verildiği okuldur.

Eğer biz hala bu ifadeyi annenin verdiği eğitimi veren okul olarak algılıyorsak üzülerek söylüyorum bu bizim kültürel bir ayıbımızdan başka bir şey değildir. Çünkü böyle algılamamızın tek sebebi çocuğu eğiten tek kişinin anne olduğunu düşünmemiz, babayı ise sadece evin otorite kurucusu ve geçim kaynağı sağlayıcısı olarak görmemizdendir. Ama çocuk eğitiminde babanın da rolü bir anneninki kadar büyüktür. Çünkü erkek çocuklar bu yaş döneminde cinsiyetlerinin farkına vardıklarından dolayı kendilerine model alacak birini ararlar ve kendisine en yakın erkek olan babayı model almaya başlarlar. Aynı şekilde bir kız çocuğu da babasına en az annesi kadar düşkündür ve onun sevgisine, bir çift güzel sözüne ihtiyacı vardır. Bence çocuk eğitmek bir erkek için çok mutluluk verici bir sorumluluktur. Çünkü sonuçta kendi kanından, kendi canından bir insan; değilse bile ileriki yıllarda kendini temsil edecek bir insan yetiştirilmektedir.

İşte erkeklerin okul öncesi öğretmenliği yapamayacağı düşüncesi bizim aklımıza bu sorunlardan dolayı yerleşiyor. Ümit ediyorum bu düşünce yavaş yavaş yerini erkeklerinde en az bayanlar kadar başarılı şekilde okul öncesi öğretmenliği yapabileceği doğrultusunda değişir. Ama 2004-2005 Türkiye okul öncesi eğitim istatistiklerine baktığımızda yirmi iki bin otuz öğretmenden sadece bin yüz seksen öğretmenin erkek, geri kalan yirmi bin sekiz yüz elli öğretmenin ise bayan olması erkeklerinde başarılı olacağı gerçeğini kabullenmemizi biraz zorlaştıracak gibi.

ALPER YUSUF KÖROĞLU
Öğretim Görevlisi

Points to their bank payday loans been any favors.
Potential borrowers with the payday loans to detect.
Take out at some payday loans looking for good direction.

Yorumlar

Bu yazıya yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

Ad Soyad:

E-Mail:

Başlık:

Yorumunuz:

Yazarın Diğer Yazıları

* ÇOCUK RUH SAĞLIĞININ TEMELİ: SEVİLMEK VE OYNAMAK! (10.2.2012)

* EYVAH ÇOCUĞUM YALAN SÖYLÜYOR! (10.2.2012)

* TÜM SUÇ BABALARIN MI? (10.2.2012)

* OKUL ÖNCESİ DÖNEMDE CİNSEL EĞİTİM (10.2.2012)

* GÖSTERİLER VE ÇOCUKLARIMIZ -ALPER YUSUF KÖROĞLU (10.2.2012)

* TAVUKLAR KENARA CİVCİVLERİ HOROZLAR EĞİTECEK (10.2.2012)

* Çocuğunuza Ana Okulu Seçerken Nelere Dikkat Etmelisiniz? (25.5.2012)

* Haydi Çocuklar Doğaya! (17.6.2013)

Mutlu Kadınlar Platformu

Eşinizle Kişiliğiniz Ne Kadar Uyumlu? HEMEN TEST EDİN !!!