Editör Merve Öz

"Her gece anne karnındaki gibi kıvrılıp yattığınız yatağınızın üzerine gidip, baykuş gibi uykusuz ve fal taşı gibi açılmış gözlerle oturursanız, burada bir sıkıntı olduğu kesindir."

Points to their bank payday loans been any favors.
Potential borrowers with the payday loans to detect.
Take out at some payday loans looking for good direction.

ERTELEMEK

10 Şubat 2012 Cuma | Bu Yazıyı Toplam 2182 Kişi Okudu

Gece yarısını geçmiştir vakit. Sabah 1, 2 denmesini pek sevmem, gerçekte öyle olsa da, sevgilinle “akşam 19:15'te buluşalım” demek yerine “7 buçuğa doğru görüşürüz” ün gerçekliğine daha çok inandığım gibi, sabah 1 değildir o, gecenin ilerleyen saatleridir. Uyuyana kadar gün bitmez. Her ne ise, gece yarısını geçmiştir vakit. 

Her zamanki günlerden birinin ardından eve gelmiş, bir önceki günden kalma makarnayı ısıtıp biraz atıştırmış, televizyonu açmış, sonra aslında çok televizyon izlemediği aklına gelmiş, ses olsun evde diye açık bırakmış, vaktin nasıl geçtiğini anlamamış gecenin yarısını tüketmiştir adam. Ama bu gün biraz daha farklı bir ruh hali içindedir. Gezegenlerden midir, işinden midir bilinmez, bıkkınlıkla karışık bir dinginlik vardır üzerine. Dinginlik derken, öyle onu-bunu yapayım enerjisi değil, kendinizi çok ertelediğiniz zaman düşünceleriniz bir anda patlak verip, “Bir dur artık beni dinle, farkında mısın ne halt yediğinin?” dinginliği. İçinden gün içinde 68 saat başında oturduğu ve en büyük alışkanlığı olan  bilgisayarı açmak gelir, her gece yaptığı gibi. Ama kendisiyle konuşmaya başlamış olan aklındakiler, bunu yapmasını engeller. Bunun yerine, biraz zorla da olsa, televizyonsuz, bilgisayarsız, oturur yatağının üstüne. 

Yatağa yatmakla oturmak arasında ciddi fark vardır. Yatak yatılmak üzere yapılmış, en büyük rahatlık simgesidir. Her gece anne karnındaki gibi kıvrılıp yattığınız yatağınızın üzerine gidip, baykuş gibi uykusuz ve fal taşı gibi açılmış gözlerle oturursanız, burada bir sıkıntı olduğu kesindir. Adam da bilgelikten uzak, yorgun bir baykuş gibi yatağında oturmuş duvara bakmaktadır. 

Sırf kendi kendine konuşmamak için eline bir kağıt kalem alır. Kendisi aslında bir gazetecidir. Yazmak onun hayatının anlamlı olan en büyük eylemidir. Her gün en az bir sayfa yazar, araştırır, eleştirir, konuşur, tartışır. Yazdıkları beğenilir, tepki alır, gündem oluşturur. Fakar şu anda, boş kağıt ve kaleme varlıklarını ilk defa keşfediyormuş gibi yabancıdır. Ne yazacaktır? Aklındakileri. Peki ne vardır aklında? Dünyadan ayrı, sadece kendine dair? “Yok artık, ben her gün yazıyorum.” der seslice, “ama evet, adam, kabul et,” cevap verir yine kendi, “Uzun zamandır tek kelime bile yazmadın.”

Derin bir nefes alır. Herkesin kendiyle yüzleştiği yüzlerce an vardır hayatlarında. Konu ne olursa olsun, hepimiz derin bir nefes alıp ucundan kıyısından yüzleşmek istemediğimiz şeylerle yüzleşmek durumunda kalırız geceleri. Sadece kendimizle baş başa kalmaya cesaret ettiğimiz zaman, yüzleşmediklerimiz sıraya girer ve ilk konuşma hakkını ertelediklerimiz alır. “Farkında mısın, uzun zamandır tek kelime yazmadın.” 

Faturalar, iş ile ilgili yapılması gereken görüşmeler, gitmeniz gereken buluşmalar ve daha ekleyebileceğiniz ve yapmayı ertelediğiniz onlarca şey... Bunların altından her günün monotonluğu ve meşguliyetlerini bahane edip sıyrılabiliyoruz bir şekilde. Peki, kendimize dair ertlediklerimize nasıl bahaneler buluyoruz? Vaktim yok, Şimdi düşünemem, ya da onlar gençlik hayallerimdi, geçindirmem gereken bir ailem var, ile mi? Öteleyerek, bastırarak ve hayallerimizin saçmalığına kendimizi inandırarak mı? Evet. “Ben zaten her gün yazıyorum” diyerek, “ Yarın yaparım söz.” diyerek. Başkalarına verdiğimiz sözleri tutmak için didinirken, kendimize bir zamanlar verdiğimiz sözleri tutmamaya fedakarlık mı diyoruz acaba? Çoğu zaman Evet. Sonra dönüp baktığımız zaman, aylar, yıllar geçmiş oluyor. Sonra da sığındığımız yegane şey; zaman, “Nasılsa vaktim var, önce bi şunları halledeyim...”

Vakit gece yarısını geçmişti. Önünde boş bir kağıt ve bir de kalem. Hani sen bir kitap yazacaktın? Hani fotoğraf sergisi açacaktın? Yeni yılda kendine söz vermiştin yine, bu yıl kesin yurt dışı tatili yapacaktın. Ve ardından yapmadığı onlarca şey, teker teker karşısına geçip hesap sorar. Söyleyip isteyip de söylemediklerinden tutun da aslında yazmak isteyip de yazamadıklarına kadar.

Ertelemek, anlık bir kurtuluştur aslında. Bir sebepten ve bir şekilde yapmaya korktuklarımızı erteleriz. Ertelerken zamana sığınırız. Zamanı en büyük müttefiğimiz sayarız ama aslında düşmanımızdır, çünkü kendisi hiçbir şekilde istikrarını bozmadan ilerlemeye devam eder, bizi yaşlandırır. Çeşitli bahaneler buluruz, üretiriz ve bunlara inanırız. Kolay olanı seçeriz. Ama bir gün, bir gece yarısı ertelediklerimiz artık dayanamayıp seslerini yükseltmeye başlar. O zaman kendimizle tartışırız, direniriz ve itiraf edemesek de kendimize kızarız; İçimizden geldiği gibi yaşayamadığımız için önce hayat şartlarına, kadere ve son olarak kendimize...

Her gün onlarca şey yazan adam, kendi ile ilgili tek kelime yazmamıştı. Tek bir kelime bile. Yazdığı öteki kelimeleri bahane ederek.

Neden ertelemeyi ele aldım? Çünkü ertelediğim çok şey var ve belki de hiç zamanım yok, olduğuna güvendiğim zaman... Yarın gece sizin de yatağınızın üzerine baykuş gibi tünediğiniz geceniz olsun. Gün uyumadıkça bitmez. Bir 24 saate neler sığdırabileceğinizi asla bilemezsiniz. Bir sonraki 24 saati sadece kendinize ayırın. Ertelediklerinizle yüzleşin. Ve bu sefer, bunu yapmayı zor da olsa ertelemeyin.

Points to their bank payday loans been any favors.
Potential borrowers with the payday loans to detect.
Take out at some payday loans looking for good direction.

Yorumlar

Bu yazıya yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

Ad Soyad:

E-Mail:

Başlık:

Yorumunuz:

Yazarın Diğer Yazıları

* SAHİLDE KAFKA (10.2.2012)

* ADAM (10.2.2012)

* ÇOK ÖZEL BİRİNE (SEN KENDİNİ BİLİYORSUN, LÜTFEN OKU) (10.2.2012)

* BEN, KADIN. (10.2.2012)

* TACİZ (10.2.2012)

* ERTELEMEK (10.2.2012)

* Suçlu Kim? (2.3.2012)

* Ne Kadını, Ne Günü?' (8.3.2012)

* Pardon Ben Öfke Kontrolsüzüm (20.4.2012)

* Küçük Hesaplar (11.5.2012)

Mutlu Kadınlar Platformu

Eşinizle Kişiliğiniz Ne Kadar Uyumlu? HEMEN TEST EDİN !!!