Editör Merve Öz

"Mücadelenin ardından gelen derin sessizlik kadını ilk önce şaşırtıyor, ardından içini, adını koyamadığı bir korku sarıyor. Fırtına öncesi sessizlik dedikleri bu mu? Bu olsa gerek..."

Points to their bank payday loans been any favors.
Potential borrowers with the payday loans to detect.
Take out at some payday loans looking for good direction.

TACİZ

10 Şubat 2012 Cuma | Bu Yazıyı Toplam 1894 Kişi Okudu

TACİZ

Tacizin sözlük anlamı “tedirgin etmek, rahatsız etmek”tir.
Halk arasında ise sapıklık, sarkıntılık gibi, çoğunlukla yanına tecavüz kelimesini de alarak, cinsel içerikli eylemlerle anılarak bu boyutta bir anlam kazanmıştır. Bunda ne yazık ki şaşılacak bir şey yok, cinsel tacizlerin neredeyse tokalaşmak kadar sık gerçekleştiği ülkemizde, “Beni taciz etti.” dendiği  zaman hemen hemen herkesin aklındaki görüntü cinsel bir istismarın olduğu yönünde olur. Ve durum öyle bir hal almış ki, buna cevaben “aa neresine dokunmuş ne  yapmış!” diye sorduğumuz zaman, aldığımız cevapta fiziksel bir temas söz konusu değil ise, verilen ilk tepki, “aman, neyse, nesi taciz bunun...”

Şundan kuşkum yok ki, tacizin her türlüsü bir diğerinden beter ve korkunç, fakat benim bahsetmek istediğim taciz biraz daha farklı. Olay, kocaman bir elin gelip, zorla ağzınızı ve gözlerinizi kapatmasıyla başlıyor. Aklımızda ilk canlanan görüntü panik olmuş ve başına geleceklerden korkup çırpınan bir kadın belki de. Bir süre sonra, başına geleceklerin acısına kendini hazırlamış çırpınan kadın, yavaş yavaş kıpırtısız kalıyor ve beklemeye başlıyor. Bir-iki dakika sonra, kadın “görüyor”ki, ağzını ve gözlerini sımsıkı kapatmış olan eller, bundan öteye gitmiyorlar, henüz. Mücadelenin ardından gelen derin sessizlik kadını ilk önce şaşırtıyor, ardından içini, adını koyamadığı bir korku sarıyor. Fırtına öncesi sessizlik dedikleri bu mu? Bu olsa gerek... 

Beklemek uzadıkça uzuyor. Her geçen saniyede bir sonrakini beklemek daha da zorlaşırken, kadın başına gelebilecekleri aklına getirmeye ve kalan son gücüyle bunlara kendini hazırlamaya çalışıyor. Eller ise geçen dakikalarda kuvvetinden bir şey kaybetmemiş. Hala ilk anda olduğu kadar sımsıkı tutuyorlar kadının gözlerini ve ağzını. Sımsıkı sarılmış kadına, eller. Derin derin nefes alıp veren sessiz eller. 

Belki aradan birkaç saat geçti,  kadın ve eller kıpırtısız. Kadın yorgun düşmüş, beklemekten.Artık başıma ne gelirse gelsin ve bir an önce sona ersin, düşüncesi hatta düşünceden de öte, arzusu, yerini bundan daha büyük kaygıya ve korkuya bırakıyor. “Ya başıma hiçbir şey gelmeyecekse?” İlk bakışta umut içeren bir cümle de olsa bu, içinde yaşadığı sürecin hiçbir zaman sona ermeyecek olması fikri kadını derin bir karanlığa itmeye başlıyor. Bu kadar, işte bu. Tecavüze uğramayacaksın, şiddet görmeyeceksin, işkence görmeyeceksin...Karşılığında bundan sonra, hiçbir şey görmeyecek ve konuşmayacaksın. Eller izin verirse, belki...

Bu gerçeğin kavranması kadını yok eder. Aklını yitirecek gibi olur. Direnmek istese de başaramaz. 
Ve  bu durumla sonsuza kadar yaşaması gerektiği gerçeği ne korkunçtur ki bir noktada artık bir minnet duygusuna dönüşür. “Evet, en azından başıma bir şey gelmedi”. “En azından, hayattayım.” “En azından nefes alıyorum.” Kadını en aza indirger. Ve hikayenin sonunda, kadın öyle bir duruma gelir ki, alışmışlık dediğimiz, alışmaya zorlanmış dediğimiz bu durumda, ellerin biraz gevşediğini hissetmeye görsün, korkar. Unutmuş olduğu gerçekleri görmekten, yıllardır unuttuğu cümleleri telaffuz etmekten, eskisi gibi özgür olmaktan, belki de artık asla uçamayacağına inandırıldığından. Ellere alışmıştır. Çünkü bu karanlıkta her şey sakin ve güzel...

Taciz, tedirgin etmek, rahatsız etmektir. Bir kadının “korkudan” konuşamaması, konuşamamayı ve görmemeyi canının yanmasına tercih etmek zorunda bırakılması, kör sağır dilsiz yaşamakla şiddet görmek arasında seçim yapmaya bırakılması, kişinin hayatına edilmiş en büyük tacizdir. 
Bu tacizin içinde, fiziksel bir müdahale olmaması bunu normalleştirmemeli -idi. 
Ama sonuç olarak bugün, milyonlarca kadınımız ve erkeğimiz, “en azından”lara mahkum, yaşamak zorunda... Ve bir çoğu artık göremediğini, konuşamadığını unutmuş... 

Points to their bank payday loans been any favors.
Potential borrowers with the payday loans to detect.
Take out at some payday loans looking for good direction.

Yorumlar

Bu yazıya yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

Ad Soyad:

E-Mail:

Başlık:

Yorumunuz:

Yazarın Diğer Yazıları

* SAHİLDE KAFKA (10.2.2012)

* ADAM (10.2.2012)

* ÇOK ÖZEL BİRİNE (SEN KENDİNİ BİLİYORSUN, LÜTFEN OKU) (10.2.2012)

* BEN, KADIN. (10.2.2012)

* TACİZ (10.2.2012)

* ERTELEMEK (10.2.2012)

* Suçlu Kim? (2.3.2012)

* Ne Kadını, Ne Günü?' (8.3.2012)

* Pardon Ben Öfke Kontrolsüzüm (20.4.2012)

* Küçük Hesaplar (11.5.2012)

Mutlu Kadınlar Platformu

Eşinizle Kişiliğiniz Ne Kadar Uyumlu? HEMEN TEST EDİN !!!