Alper Yusuf Köroğlu

"Bırakın çocuğunuz ve babası size haber vermeden çıksınlar, eğlensinler, gezsinler, üzerlerini kirletsinler. Ya da size haber verdiklerinde onlara karşı çıkmayın."

Points to their bank payday loans been any favors.
Potential borrowers with the payday loans to detect.
Take out at some payday loans looking for good direction.

TÜM SUÇ BABALARIN MI?

10 Şubat 2012 Cuma | Bu Yazıyı Toplam 1781 Kişi Okudu

TÜM SUÇ BABALARIN MI?

“Bir çift papatya birisi lüks bir apartman dairesinde gümüş kaplı bir saksıda ağırlanıyor diğeri ise umarsızca bir bahçe köşesine dikilmiş. İkisinin de sahibi var, var olmasına var ama biri padişahlar gibi yaşarken diğeri köleden farksız, bir damla suya muhtaç. Gelin görün ki ikisi de gün geçtikçe boğuluyor, gün geçtikçe kuruyor. Biri her an sulanmanın etkisiyle kendi suyunda, diğeri ise sımsıkı boğazına yapışan, kuraklıktan çatlamış toprağın elleri arasında. Unutmayın ki ikisi de çiçek, ikisi de papatya…”

Hemen çocukluğum geldi aklıma. O zamanlar daha 2 yaşlarındaydım, ama hâlâ dün gibi hatırımda yaşadıklarım. Bir ağacın altında bembeyaz penyemin küçücük eteğini açmış sabırsızlıklarla beklerken ben, yeşil yaprakların arasındaki kıpkırmızı vişneleri birer birer ağaçtan aşağı atarken babam, acaba anneme göre babamla birlikte eğlenirken hissettiğim mutluluğumu gösteriyordu kar beyazı penyemin kırmızı vişne lekeleriyle dolup taşması, yoksa kirlendiğimi mi?

Veya şehirlerarası bir otobüs yolculuğunda, otobüs arızalanınca geceyi soğuk bir köy kahvehanesinde geçirdiğimizde annemin merak ettiği, acaba benim soğukta ne kadar çok üşüdüğüm müydü, yoksa üşümemek için babama sımsıkı sarılırken yüreğime dolan tarifi imkânsız sıcaklık ve mutluluk mu?

Ya da karlı bir kış gecesinde, soğuktan buz tutmuş akarsuyun üzerinden geçerek, karşı kıyıdan yumurta ve süt alıp gelecek olan babama eşlik edip, o minicik ellerimde babamın yolunu aydınlatan el fenerini taşıdığım günlerde, biz tekrar dönene kadar, düşüp bir yerimi incitebileceğim miydi acaba annemin aklındaki düşünce, yoksa almış olduğum bu büyük sorumluluğun ileriki hayatımda bana kazandıracakları mıydı?

Sanırım bu gibi durumların hepsinde de benim yaşadığım o tarifi imkânsız mutluluklara karşın annemin de sıcacık bir gülümsemesi, verilebilecek en güzel cevaptı bu sorulara…

Elbette ki bir anne olarak düşündüğümüzde çocuklarımızın ne kadar değerli olduğunu görürüz ve onların herhangi bir zarar görmemeleri içinde her konuda elimizden geldiği kadar titiz davranırız. Onları her türlü tehlikeden korur ve zarar görmeden büyümelerini sağlamaya çalışırız. Fakat bazı noktalarda çocuğumuzu koruduğumuzu düşünürken aslında onun hissetmesi, yaşaması ve öğrenmesi gereken birçok şeyi göz ardı etmekteyiz. Örneğin babaların çocuklarıyla en çok yaptıkları etkinliklerden birisi olan boğuşma-güreşme durumunda anne “Bırakın güreşmeyi bir yerinizi inciteceksiniz.” şeklinde bir ifade ile araya girerek baba ve çocuğu sınırlar. Elbette anne çocuğunun zarar görmesini istemediği için bunu yapmaktadır fakat çocuğun o anda babasında hissetmesi ve ondan öğrenmesi gereken çok şey olduğunu da unutmamalıdır. Veya aynı duruma karşın farklı anne bakış açıları olabilir. Şöyle ki çocuk ve babanın boğuşması sonucunda daha yeni düzenlemiş olduğu yerlerin dağılacağını veya onların kaza eseri etrafta duran eşyalardan birine çarpması sonucunda bir şeylerin kırılabileceğini düşünenlerde çıkabilir. Bu durum baba ve çocukların evin içerisinde farklı sert etkinlikler (top oynama, kovalamaca…) yaptığı anlarda da görülebilir. Yani anne çocuğunun ve eşinin o andaki mutluluğunu ortamda bulunan maddi değerlere değişmektedir. Anne olduğunuz ilk günü düşünün. O günkü mutluluğunuzu dünyadaki hangi maddiyata değişirdiniz?

Çocuklarını belirli bir disiplin içerisinde yetiştirmek isteyen anneler çoğunlukla çocuklarına belirli uyuma ve uyanma vakitleri koymaktadırlar. Örneğin; babası ile tarifi imkânsız mutlulukla oynamakta olan çocuğa annesi seslenir: “Hadi yavrum uyku vaktin geldi.” Çocuk üzgün şekilde annesine yalvarır: “Anneciğim ne olur biraz daha oynayalım babamla. Bak işten yeni geldi zaten bugün ilk defa görüyorum onu.” Anne sert bir şekilde karşılık verir: “Olmaz evladım uyuman gerekli yoksa büyüyemezsin. Yarın devam edersiniz oynamaya.” Bu durumda çocuk çaresiz şekilde babasından ayrılır ve yatağına gider ama o “yarın” asla gelmez…

Peki, Ne Yapmalı?

Bir anne olarak öncelikle babaların çocuklarıyla birlikte yeteri kadar vakit geçirmedikleri konusunda yakınmayı bırakmalı ve kendimize sormalıyız: “Acaba ben onların birlikte zaman geçirmeleri için fırsat yaratıyor muyum veya yakalanmış fırsatları iyi kullanmalarına imkân sağlıyor muyum?”. Bu soruya “Evet” yanıtını verebildiğiniz anda büyük bir yol kat etmiş olacaksınız. Öyle ki bir anne olarak artık kaygılarınızdan vazgeçmelisiniz. Emin olun çocuklar babalarının yanındayken de en az sizin yanınızdaki kadar güvende olacaklardır. Bırakın çocuğunuz ve babası size haber vermeden çıksınlar, eğlensinler, gezsinler, üzerlerini kirletsinler. Ya da size haber verdiklerinde onlara karşı çıkmayın. Bırakın baba araba yıkarken çocuğunuzda babasına yardım etsin, birbirlerini ıslatsınlar, çamura bassınlar. Bırakın çocuğunuzu bir gün de babası banyo yaptırsın, bir gün de onlar akşam yemeğini hazırlasın. Tamam, sizinki kadar lezzetli olmayabilir veya hiçbir şekilde yemeğe de benzemeyebilir. Her şey ziyan olmuş, mutfağınız batmış olabilir ama onların mutluluklarını bir düşünün ve hatta onların neşe buldukları her andan sizde kendinize bir pay çıkarın, mutluluklarına dâhil olun. Aşırı koruyucu olmaktan vazgeçin ki zaten bir anne olarak asla umursamaz olamazsınız.

Ve artık babaların babalıklarına güvenin…

SAYGILARIMLA…
Alper Yusuf KÖROĞLU

Points to their bank payday loans been any favors.
Potential borrowers with the payday loans to detect.
Take out at some payday loans looking for good direction.

Yorumlar

Bu yazıya yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

Ad Soyad:

E-Mail:

Başlık:

Yorumunuz:

Yazarın Diğer Yazıları

* ÇOCUK RUH SAĞLIĞININ TEMELİ: SEVİLMEK VE OYNAMAK! (10.2.2012)

* EYVAH ÇOCUĞUM YALAN SÖYLÜYOR! (10.2.2012)

* TÜM SUÇ BABALARIN MI? (10.2.2012)

* OKUL ÖNCESİ DÖNEMDE CİNSEL EĞİTİM (10.2.2012)

* GÖSTERİLER VE ÇOCUKLARIMIZ -ALPER YUSUF KÖROĞLU (10.2.2012)

* TAVUKLAR KENARA CİVCİVLERİ HOROZLAR EĞİTECEK (10.2.2012)

* Çocuğunuza Ana Okulu Seçerken Nelere Dikkat Etmelisiniz? (25.5.2012)

* Haydi Çocuklar Doğaya! (17.6.2013)

Mutlu Kadınlar Platformu

Eşinizle Kişiliğiniz Ne Kadar Uyumlu? HEMEN TEST EDİN !!!