Prof. Dr. İlkkan Dünder

"Latince Serviks Kanseri olarak adlandırılan rahim ağzı kanseri son yıllardaki tıptaki gelişmelere paralel olarak sorun olmaktan çıkacağa benziyor."

Points to their bank payday loans been any favors.
Potential borrowers with the payday loans to detect.
Take out at some payday loans looking for good direction.

RAHİM AĞZI KANSERİ VE AŞISI

10 Şubat 2012 Cuma | Bu Yazıyı Toplam 1798 Kişi Okudu

RAHİM AĞZI KANSERİ VE AŞISLatince Serviks Kanseri olarak adlandırılan rahim ağzı kanseri son yıllardaki tıptaki gelişmelere paralel olarak sorun olmaktan çıkacağa benziyor. Dünya sağlık örgütü verilerine göre, tüm dünyada yılda ortalama 500.000 yeni rahim ağzı kanserli hasta tespit edildiği ve bir yıl içerisinde ortalama 280.000 kadının bu kanserden yaşamını yitirdiği görülmektedir.

 

Gelişmiş ülkelerde tarama (smear) programlarının yaygınlık kazanmasıyla birlikte rahim ağzı kanserine bağlı ölüm oranlarında belirgin azalma sağlanırken, geri kalmış ve bizim gibi gelişmekte olan ülkelerde hastalık kadın sağlığını hala ciddi oranlarda tehdit etmektedir.

 

Rahim ağzı kanseri önlenebilir kanser modeli için iyi bir örnektir. Rahim ağzı, yapılan muayene ile direkt olarak görülebilen ve örnek alma imkanının olduğu bir bölgedir. 1940’lı yılların son dönemlerinde yapılan çalışmaların neticesinde ortaya çıkan ve sonraki yıllarda tüm dünyada hızla yaygınlık kazanan pap-smear (rahim ağzından hücre yayması) yöntemi ile rahim ağzı kanseri görülme sıklığında ve kansere bağlı ölüm oranlarında ciddi oranlarda azalma kaydedilmiştir. Smear ile kanser öncesi lezyonları saptama hassasiyeti %60-70’ler oranlarındadır ve son yıllarda bu yöntemde yapılan bir takım teknolojik değişiklikler ile hassasiyet bir miktar daha da arttırılabilmiştir.

 

Geçen yüzyılın son çeyreğindeki çalışmaların neticesinde HPV ile rahim ağzı kanserinin ilişkisi net bir şekilde ortaya konmuştur. Kanser gelişim riski virüsün yanı sıra, bağışıklık sistemi, sigara kullanımı ve genetik yapıyla da alakalıdır. Günümüzde rahim ağzı kanserli kadınların neredeyse tamamında (%98-100) HPV virüsünün bulunduğu kanıtlanmıştır. 100’den fazla farklı tipi olan bu virüsün 16 ve 18 nolu tipleri rahim ağzı kanserine sahip kadınların yaklaşık %70’inde saptanmaktadır. Kalan %30’luk grupta ise HPV’nin diğer tipleri yer almaktadır.

 

Özellikle çok eşli yaşamış veya yaşamakta olan kadın ve/veya erkeğin bu virüsü cinsel temasla kişiden kişiye taşımasının yanı sıra, bu virüsün tırnak-deri arasında yoğun bir şekilde hayatiyet gösterdiği tespit edilmiştir. Diğer taraftan bu virüsün cansız objelerden canlılara geçtiği kanıtlanamamıştır. Ama özellikle unutulmaması gereken konu şudur; bu virüs kişiye sadece cinsel temas ile geçmemektedir ve diğer bulaş yollarının da var olduğunu unutmamak gerekir. Toplumdaki yanlış bilgilendirmeler maalesef aile içi sorunlara dahi yol açmaktadır.

 

Bilindiği gibi bugün için birçok virütik hastalık (kızamık, kızamıkçık, kabakulak, Hepatit-B...) geliştirilen aşılar sayesinde artık sorun olmaktan çıkmıştır. Rahim ağzı kanseri ile HPV arasındaki ilişki göz önüne alındığında, bu virüsün de aşısı geliştirilerek rahim ağzı kanseri önleniyor kanısı uyanmıştır. Tabiidir ki aşı uygulamaları yaygınlaştıkça yapılan araştırmalarla daha sağlıklı ve kanıta dayalı veriler ortaya konacaktır. Diğer taraftan, biz bilim adamlarının bu konudaki inançları ve konuya gösterecekleri hassasiyet ile toplumun bilgilendirilmesi ve aşılamanın yaygınlaştırılması, gelecekte daha doğru bilgilere sahip olmamıza yol açacaktır. Zaman zaman yazılı ve görsel basında yer alan bazı haberlerde bu konu bilimsel gelişmelerinde önüne geçmekte ve ne yazık ki toplumun yanlış bilgilendirilmesine neden olmaktadır.

 

Şu an için var olan HPV aşılarının virüsün yaygın kanser oluşturan tiplerine karşı yüksek oranda koruyuculuk sağladığı gösterilmiştir ancak, bir aşının başarılı sayılması için geniş kitlelere ve kalıcı koruma sağlıyor olması gereklidir. Bugün için yapılan çalışmaların sonuçlarına bakarsak aşının kalıcı bağışıklık sağladığını söylemek için bir müddet daha zamana ihtiyaç vardır. Genel olarak, mevcut aşılar hastalığa neden olan HPV tiplerinin %70’ine karşı geliştirilmiş olmakla birlikte, “çapraz koruma” denilen bir diğer yararlılık ile kalan %30’luk grubun önemli bir bölümünde de koruyucu olacağı yönünde sonuçlar elde edilmiştir. Bugün için yapılan çalışmalar HPV aşısının 11-13 yaşlarındaki genç kızlara rutin yapılması gerektiği yönündedir ve çoğu gelişmiş ülkede devam eden aşı programları içerisinde devlet güvencesiyle uygulamaya alınmıştır.

 

Günümüzde erkeklerinde aşılanıp aşılanmayacağı henüz netlik kazanmamakla birlikte çalışmalar devam etmektedir.

 

Sonuç olarak, HPV aşısının geliştirilmiş olması rahim ağzı kanserinin ve kansere bağlı ölümlerin azaltılmasında oldukça umut verici gözükmektedir. Yukarıda belirtmiş olduğum gibi rahim ağzı kanserine karşı koruyucu aşıyı genç kızlarımıza yaptırmayı hedeflesek de, bu uygulamanın rutin aşılama programları için olduğu gerçeğini unutmayınız. Bu aşı günümüz dünyasında 55 yaşına kadar olan kadınlarımıza uygulama olanağı bulmaktadır. Geniş popülasyonlu ve uzun takip dönemini kapsayan yeni çalışmaların yanı sıra, başlanmış ve devam etmekte olan çalışmaların uzun dönem verilerinin açıklanması ile konu hakkındaki görüşlerimiz daha da netlik kazanacaktır. Rahim Ağzı Kanserine Karşı Sloganımız;AŞILANIN, AŞILATIN, AŞILAYIN, lütfen… Prof.Dr. İlkkan DÜNDER İstanbul Bilim Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ( Florence Nightingale Hastaneleri )

Points to their bank payday loans been any favors.
Potential borrowers with the payday loans to detect.
Take out at some payday loans looking for good direction.

Yorumlar

Bu yazıya yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

Ad Soyad:

E-Mail:

Başlık:

Yorumunuz:

Yazarın Diğer Yazıları

* RAHİM AĞZI KANSERİ VE AŞISI (10.2.2012)

* TÜM DETAYLARIYLA; KAPALI AMELİYAT NEDİR? "LAPAROSKOPİ" (10.2.2012)

Mutlu Kadınlar Platformu

Eşinizle Kişiliğiniz Ne Kadar Uyumlu? HEMEN TEST EDİN !!!